Adana

AdanaYeme-İçmeYolcu Tavsiyeleri

Adana Yeme-İçme Rehberi

adana_tas_kopru

Bahar yavaştan yüzünü göstermeye ve içimizde bir festival havası esmeye başlamışken, Adana’nın meşhur Portakal Çiçeği Festivali’ne gitmemek olmazdı. Turunç kokusunun kebap kokusuna karıştığı, eski ile yeninin birbirine sarıldığı bu şehirde tam bir buçuk gün boyunca yemelere içmelere doyamadık. Adana’nın en iyi gurmeleri tarafından Adana’nın en iyi restoranlarına, yeme-içme mekanlarına gittik, ve onları hunharca test ettik.

Peki Adana’nın en iyi gurmeleri tadimnotlari, milliyiyici, yiyen.adam, ve gurmemeory bizi nerelere götürdü. Aşağıda size Adana‘da yapılabilecek en iyi onbir şeyi içeren bir liste hazırladım. Buyurun Adana’nın olmazsa olmazlarına:

  • Ciğerci Memet Usta’da Kahvaltı

Adana’nın olmazsa olmazı, bir duble rakı eşliğinde ciğer ile kahvaltıdır. Adanalılar, güne çay çorba ile değil rakı –ciğer ikilisiyle başlar. Bir Adanalı gibi Adanalıyı gezmek ve Adana’nın hakkını vermek için, sabah ciğerle kahvaltı etmek farzdır (Yapamadı! çünkü vejetaryendi:).

Büyüksaat yakınlarında yer alan Ciğerci Memet Usta, Adana’nın en meşhur ve en iyi ciğercilerinden biri olarak biliniyor. Mekana ne kadar erken giderseniz, o kadar iyi. Öğlene doğru ciğer bulamayabilirsiniz. Portakal Çiçeği Festivali sırasında biz gittiğimizde, önünde kameralar ve uzuuuuun bir kuyruk vardı. Anlayın ne kadar sevildiğini.

  • İzol Baklava (Börek)’te Peynirli Börek Yiyin

Ciğer ile aranız yoksa ya da benim gibi bir vejetaryenseniz, kahvaltıyı İzol Börek’in çıtır çıtır baklava hamuru arasında akışkan peyniri ile uzum uzayan mis kokulu böreği ile yapabilirsiniz. Aslında bu börek için hiçbir bahaneye gerek yok. Kahvaltıda ye, öğlen ye, beş çayında ye, akşam ye, gece ye (yok gece yeme, sabahı bekle).

Güzel haber, İzol Börek için ta Adanalara gitmenize gerek yok. İstanbul’da da Kadıköy ve Bakırköy’de şubeleri açılmış. Mutlaka tadın derim. Ben tepsiyi tek başıma bitirebilirdim. Öyle de güzeldi.

  • Tarihi Yeni Uğur Helvacısı’nın Cezeryelerini Tadın

Kahvaltının üstüne tatlı niyetine cezerye iyi gider. Tarihi Yeni Uğur Helvacısı, Ciğerci Memet Usta’nın az ilerisinde kalıyor. Kime sorsanız gösterir. Cezeryeler, lokumlar gözünüzün önünde hazırlanıyor. İçeride kendinizi kaybetmemek zor. Hele çikolatalı bir lokumları var ki, bir yiyen bir yemeyen pişman. Biz 10-12 kişilik bir ekiple gitmiştik ve herkes elinde en az üç kutu ile ayrıldı. Ben toplamda üç kilo cezerye ile eve döndüm. Gerisini siz düşünün:)

 

  • Kazım Büfe’de Muzlu Süt İçin

Bir büfe düşünün ki muzlu sütünün ünü şehrin sınırlarını aşıp ta İstanbul’a kadar gelsin. Adana denilince ilk akla gelen şeylerden biri de Kazım’da Muzlu Süt içmektir. Sabah kahvaltısından sonra bir muzlu süt iyi gider. Biraz muz biraz Hindistan cevizi ile karıştırılmış buz gibi bir süt düşünün. Şimdi Adana sıcağını düşünün. Şimdi o buz gibi sütü  yudum yudum içtiğinizi düşünün. Burnunuzda hafif bir muz ve Hindistan cevizi aroması kaldığını düşünün. Anladınız siz beni.

  • Tatlıcı Gönül Kardeşler’de Taş Kadayıf Yiyin

Tatlıcı Gönül Kardeşler, Adana’dan 1969 yılından beri onlarca tatlı çeşidiyle hizmet veriyor. Önünden geçerken tatlıları görmemeniz ve ciğerci kedisi gibi vitrinlerine yapışmamanız mümkün değil. Burada özellikle Adana’nın meşhur taş kadayıfını yemenizi öneririm. Cevizli, kaymaklı ya da fıstıklı üç farklı şekilde yapılan bu tatlının ben yalnızca kaymaklısını tattım, çünkü o sırada midemde daha fazla yer kalmamıştı. Bakınız yukarıda yediklerim. Kaymaklısı enfesti. Cevizli ve fıstıklısını da siz deneyiverin gari:) Her şeyi blogger’dan beklemeyin:)

  • Seyyarın Şalgamı’nda Şalgam Suyu İçin

Adana’nın sıcağında –hele de yukarıda yediklerinizden sonra- buna ihtiyacınız olacak. Seyyarın Şalgamı, gerçekten seyyar bir arabada hizmet veriyor. Daha önce bir iki kez şalgam suyu deneme girişimlerim olmuş, ama hepsini bir yudum alıp bırakmıştım. Seyyarın Şalgamı bugüne kadar içtiğim en leziz şalgam suyuydu. Bir bardağı resmen fondip yaptım. Adana sıcağında bünyeyi ferahlatmak, mideyi hafifletmek için bire bir.

  • Kaburgacı Yaşar’da Boru Kebabı Yiyin

 

Öğlene doğru mideniz kıyılmaya başlamışken Kaburgacı Yaşar’ın yolunu tutun.

Kaburgacı Yaşar, eğer bir etobursanız, Adana’da ilk uğranması gereken adreslerin başında yer alıyor. İsminden anlaşılacağı üzere kaburgası ile ünlü. Özellikle kaburga kıymasından yaptığı boru kebabı bizim gurme arkadaşlar tarafından çok sevildi. Dönüş yolunda yaptığım ankette Kaburgacı Yaşar’ın boru kebabı açık ara farkla listenin başını çeken lezzetlerden oldu.

Kaburgacı Yaşar’da bir vejetaryen iseniz, biraz zorluk çekebilirsiniz. Et dışında mantar güveç vs gibi seçenekleri bulunmuyor. Ama Adana’da gittğiniz her yerde kebap yanında en az üç çeşit salata, ezme vs ile sunulduğu için, sadece salatalarıyla bile doymak mümkün. Kaburgacı Yaşar’ın masası da yeşillik anlamında göz dolduruyordu. Ben en çok naneli domatesli salatasını sevdim.

  • Hasan Usta Kebap’ta Kılıç Kebabı Yiyin

Hasan Usta Kebap, bizim Adana yolcuğumuzun ulaşım ve konaklama sponsoru idi. Hatta bu geziye İstanbul’daki şubelerinde leziz bir yemekle başlayıp, yolcuğumuzu onların Adana şubelerinde sonlandırdık. İstanbul şubesi ben vejetaryen olduğum için yaptırdığı muhteşem sebzeli pizzalarıyla ve kuru patlıcan dolmalarıyla benim gönlümü fethetmişti zaten. Adana şubeleri ise süzme yoğurt ve acılı ezmesi ile beni benden aldı.

Ama siz bir etobursanız –ki Adana yazısı okuyorsanız yüzde 90 öylesiniz- burada yemeden dönmemeniz gereken lezzetin adı bence Kılıç Kebabı. Sunumu itibariyle bir vejetaryen olan benim bile ilgimi çekmeyi başardığına göre, bence bu tavsiyemi dinleyin derim.

Bizim Adanalı gurmelerin de bu yolculukta en çok aklında kalan lezzetlerin başında kılıç kebabı yer aldı. Öyle ki gün içerisinde en az 10 porsiyon kebap yemiş olan gurmelerimiz, Hasan Usta Kebap’a girerken, “Biz çok bir şey yiyemeyeceğiz” diye girip, kılıç kebapları masaya konunca, bir tek  kılıcın kendisini yemedikleri kaldı:)

 

  • Bahçesaray Kebap’ta İncik Yiyin

Adana’nın olmazsa olmazlarından bir diğeri de Bahçesaray Kebap’ın 7 saatte pişen inciği. Adana gezimizde, bizim gurme ekipten tam not alan lezzetlerden biri de kesinlikle Bahçesaray’ın bu özel inciği oldu. Bahçesaray’ın bir diğer güzel yanı da, yemeğinizi açık havada yiyebiliyor olmanız. Mekanda vejetaryenler için de mantar güveç ve bol bol salata bulunuyor. Mantar güvecini çok ama çok başarılı bulduğumu söyleyebilirim. Peynirinin kalitesinden ve bolluğundan olsa gerek. İnciğe ek olarak kaşarlı köfte de gurmelerimiz arasında en çok beğenilen tabaklardan biriydi.

  • Adnan Menderes Sahil Yolu’nda Bici Bici Yiyin

Benim gibi bıcır bıcır birisinin bici bici bir tatlı yemesi pek tabi ki kaçınılmazdı. (Bak kelime oyunlarına bak!) Adana’nın meşhur tatlılarından biri olan bici bici, ismi nedeniyle benim de en çok merak ettiğim tatlılardan biriydi. Adnan Menderes Bulvarı üzerinde, baraj gölü manzarasına karşı bici bici kaşıklamadan Adana’dan dönerseniz, Adana’yı gezmiş sayılmazsınız.

Peki bici bici nasıl bir tatlıdır. İtiraf etmek gerekirse ben bici biciyi tam anlamlandıramadım. Tatlıyı anlamladırmaya çalışırken iki tabak yemişim! Ama hala ne menem bir tatlı olduğunu çözemedim. Bence tatlı desen tam tatlı değil, komposto desen o da değil, smoothie desen hiç değil.

Küp küp kesilmiş nişasta parçalarının etrafı önce buzla kaplanıyor. Ortaya pudra şekeri ve gül suyu ekleniyor. Üstüne muz doğranıyor. Tekrar pudra şekeri dökülüyor ve kırmızı gıda boyası dökülerek servis ediliyor. Tamam itiraf ediyorum. Ben bici biciyi pek sevmedim. (Adanalılar beni affetsin) Ama tatlının kendi lezzetinden çok yapım aşaması için hayatta bir kez yaşanmalı diyeceğim bir deneyim bu!

  • Kahve Tiryakisi Adana’da Menengiç Kahvesi İçin ve Fondü Yiyin

Kahve Tiryakisi, Adana’nın modern kafelerinden biri. İç açıcı ve ferah bir atmosferi var. Dalından yeni toplanmış portakallardan sıkılmış portakal suyu ve taptazecik pasta ile başlayıp, fondü ve menengiç kahvesi ile devam ettik. Hepsi benden on numara aldı.

Pastası inanılmaz hafif ve güzeldi. Kendisi ile ciddi düşünüyorken, gönlümü sonradan gelen fondüye kaptırdım. Bilirsiniz fondüyü fondü yapan çikolatasıdır ve kalitesiz bir çikolatayla yapılmış bir fondü, fondü değildir. Kahve Tiryakisi’nin fondüsü tek kelime ile yıkılıyordu arkadaşlar. Çikolatasının yoğunluğu, hafifliği, kadifemsiliğini anlatacak bir söz bulamıyorum. Biz dört fondü söyledik, doyamadık der, başka da bir şey demem.

Liste şimdilik bu kadar, hazır Adana’ya gitmişken Sinema Müzesi’ni ve Atatürk’ün Müze Evi’ni de ziyaret edebilirsiniz.

Yolunuz üzerindeyse Tarsus’a da uğrayıp Mamülcü Mümin’in mamül kurabiyesini tadabilir ve Ayazoğlu Tarsus Lezzetleri’nin müthiş humusunu yiyebilirsiniz. Sıcak servis edilen humus, en iyi humus ödülüne sahip ve bu ödülü sonuna kadar hak ediyor. Hatta bence ne yapın edin hazır Adana’ya gitmişken, mutlaka Tarsus’a da uğrayın ve Ayazoğlu Tarsus Lezzetleri’nin humusunu ve Mamülcü Mümin‘in mamülünü yemeden dönmeyin. Yalnız her iki mekan da pazarları kapalı.  Aklınızda bulunsun. (Buradan bizim için pazar pazar dükkanı açıp bu müthiş lezzetleri tattırdıkları için kendilerine teşekkür ederim.)

Dip Not:

Adana gezisi bir vejetaryen olarak benim için yarı zor bir geziydi. Çünkü kendimle çeliştiğimi düşündüğüm, hem hayvanlara eziyet edilmesine karşı çıkıp, hem kebapçı gezdiğim için kendimle ikilemde kaldığım bir gezi oldu. Öte yandan bir yerin kültürünü tanımak istiyorsanız, o kültürü yaşamak için kendi ikilemlerinizi bir kenara bırakmanız gerekiyor. Safariye gidip bir geyiği aslanın elinden kurtaramazsınız. Oranın kanunu öyledir ve izler geçersiniz. Adana’yı da bu gözle gezdim. Zaman zaman –özellikle Kasapçılar Çarşı’sında her ne kadar dalgaya vursam da, hayvanları kesilmiş görmenin beni çok zorladığını itiraf etmeliyim. İşletmecilerin bir kısmının ikramını geri çevirip gönüllerini kırdığım da oldu. Affola.

Yine de bu gezi sayesinde Adana’yı inanılmaz güzel insanlar ile gezme şansı elde ettim ve bir vejetaryen gözüyle Adana’yı gezdim. Kebapçılara önerim, klasik kebap ve et çeşitlerine ek olarak, vejetaryen seçeneklerini de arttırmaları olacak. Artık dünyanın her yerinde, restoranlar çok farklı çeşitlerde vegan ve vejetaryen burgerler sunabiliyor. Bu tür seçeneklerin bulunması, yurtiçinden –özellikle de benim gibi vejetaryen olduğu için Adana’ya gelmeye çekinen kişileri- daha fazla şehre çekecektir.