Letonya

AvrupaGenelLetonya

RİGA GEZİ REHBERİ

riga old town

Riga Gezi Rehberi hazırlamak şöyle dursun, Riga aslında nerede olduğunu bile bilmediğim bir şehirdi. Letonya’nın başkenti Riga‘yı harita üzerinde sorsalar gösteremezdim. Ama kendimi bir hafta sonu Baltıkların Paris’i olarak bilinen Riga‘da buluverdim ve Riga Gezi Rehberi hiç beklenmedik bir anda doğuverdi… Peki nasıl oldu?

Kabul edelim Instagram bazen insanı hasetten hasede sürükleyebiliyor. Ben peynir ekmek, çay ile kahvaltımı yaparken, o Noel pazarı senin bu Noel pazarı benim gezip, zencefilli kurabiyelerini sıcak şaraba batıran gezginleri gördükçe (mübalağada sınır olmazmış, yok öyle bir gezgin tabi, olmadığını ümit ediyorum ya da), “Ah ben de bir Noel pazarı görebilseydim” dedim.

Yani bugüne kadar o kadar dua ettim, evren hangi dualarımı neye göre kabul ediyor çözemedim, ama kısmet bu ya, tam bu duamın ertesi gün bana Riga yolları göründü.

İki gece kaldığım Riga’da neler yaptım ettim hepsini bu Riga Gezi Rehberi‘nde bulabilirsiniz.

Öncelikle Baltıkların Paris’i diye bilinen Riga, Paris’e kıyasla hap kadar bir şehir. En azından görülmesi gereken yerlerin hepsi, bizim Sultan Ahmet – Karaköy –Taksim üçgeni gibi bir alan gibi düşünebileceğiniz Eski Şehir’de toplanmış. Otelinizi de Eski Şehir’e yakın seçtiniz miydi, her yere tabana kuvvet yürümek mümkün. Gerçi siz siz olun bu işi ilkbahar ya da yazın yapın ki, ağzınız suratınız benim gibi soğuktan yamulmasın.

RİGA GEZİ REHBERİ : KONAKLAMA

Aslında yukarıda bahsettim biraz. Riga’da Eski Şehir’de konaklarsanız, gezilecek bütün yerlere yürüyerek ulaşabilirsiniz ve çok rahat edersiniz. Özellikle de kışın, Eski Şehir’den otelinize dönmek konusunda daha az zorlanırsınız.

Ben Riga’da Opera Hotel & Spa’da kaldım. Güzel, oldukça merkezi sayılabilecek ve uygun bir oteldi. Gün içerisinde rahatlıkla otele uğrayıp üst değiştirip ya da dinlenip tekrar kendimi sokaklara atabilme lüksü çok güzeldi. Kahvaltı da Continental diye geçiyordu ama Continental kahvaltıya göre epey zengindi.  

RİGA GEZİ REHBERİ: GEZİLECEK YERLER

Riga’da gezilecek yerlerin başında Doma Laukums yani Dome Meydanı geliyor. Bunun bir arkasında da Livu Laukums yani Livu Meydanı var. Görmeniz gereken bütün önemli gezilecek yerler bu iki meydanın etrafında konumlanmış gibi düşünebilirsiniz.

Riga Gezi Rehberi: Doma Laukums Meydanı
Riga Gezi Rehberi: Riga Dome Meydanı

DOMA LAUKUMS – RİGA DOME MEYDANI

Doma Laukums (Dome Meydanı), Eski Şehrin en büyük meydanı olup, Riga’nın kalbinin attığı yer desek yalan olmaz. Noel zamanı Riga‘nın en cafcaflı Noel pazarına da ev sahipliği yapan bu pazarın ortasına kocaman ışıklı bir Noel ağacı, bir atlı karınca, birbirinden güzel yiyecek içecek barakaları kuruluyor. Meydana Noel dışında gelirseniz, burada ilk ziyaret etmeniz gereken yer Riga Dome ya da Riga Katedrali. Katedral, Franz Listz’in bile uğruna bir beste yaptığı, 6718 borulu orguyla ünlü imiş.

THREE BROTHERS – RİGA’NIN ÜÇ KARDEŞLERİ

Riga Gezi Rehberi: Üç Kardeşler - Three Brothers
Riga Gezi Rehberi: Üç Kardeşler

Three Brothers, nam-ı diğer Üç Kardeşler, omuz omuza vermiş üç eski binadan oluşuyor. Aslında pastel renkli ve hayli gösterişsiz olan bu binaları, uzaktan gördüğünüzde ilginç bir şekilde şıp diye özel olduklarını anlıyorsunuz. Dome Meydanı’nın arka sokaklarından birinde yer alan bu evlerin en eskisinin tarihi 15 yüzyıla uzanıyor. En yenisi ise 17. yy sonlarından kalma.  En eski ev olan 17 numara, Gotik-Rönesans karışımı bir mimariye, 19 numara, Rönesans-Hollanda Mannerist tarzı bir mimariye, 21 numara ise Barok mimariye sahip. Zaten evler 200 yüzyıl boyunca gerçekleşen mimari değişiklikleri yansıtmaları nedeniyle de ayrı bir öneme sahipler.

1221 RESTORAN – RİGA’NIN EN INSTAGRAMLIK KÖŞESİ

Riga Gezi Rehberi :  1221 Restorans
Riga Gezi Rehberi : 1221 Restorans

1221 Restoran, Riga’nın en instagramlık köşesi diyebilirim. Bu şirin mavi restoran ile yanındaki kırmızı bina önünde bir foto çektirmeden dönerseniz Riga’ya gelmiş sayılmazsınız.

THE HOUSE OF THE BLACKHEADS -RİGA’NIN SİMGESİ KARAKAFALILAR EVİ –

Riga Gezi Rehberi : Karakafalılar Evi -House of the Blackheads
Riga Gezi Rehberi : Karakafalılar Evi

The House of the Blackheads ya da nam-I diğer Kara Kafalılar Evi, Riga’nın en simge yapılarından biri (Fotoğrafta sağda kalan bina). Dünyadaki ilk Noel ağacının hemen bu binanın önünde süslendiği iddia ediliyor. Hatta gitmişken binanın biraz ilerisindeki ilk Noel ağacının bulunduğu yeri gösteren taşı görmeden dönmeyin (Ben döndüm!)

Town Hall (Belediye Binası) ile yan yana duran bu turuncu süslü mü süslü ev, 1330’da Riga’nın bekar erkek tüccarlarından oluşan bir esnaf birliği için yapılmış. Riga o dönemde önemli bir ticaret kentiymiş ve Blackheads esnaf birliği de kentin sosyo-kültürel gelişimine önemli katkılarda bulunmuş. Tabi, bir sürü erkeği şehrin göbeğinde böyle güzel bir eve yerleştirince de partiler gırla gitmiş.

Açıkçası ben bu binanın ismini ilk duyduğumda, Kara Kafalılar mı, o ne biçim isim deyip, ırkçı bir grup falan herhalde diye düşünmüştüm. Neredeyse listeden silip görmeyeceklerim arasına alacağım bir yer olacaktı. Efenim, panik yok. Derneğin adının Kara Kafalılar olmasının nedeni, kendilerine koruyucu aziz olarak Aziz Maurice’i seçmelerinden kaynaklıymış. Hristiyanlıkta böyle koruyucu azizler var. Bu Aziz Maurice amca da azıcık yanık tenli bir arkadaşımız olduğu için, esnaf birliğinin adı Kara Kafalılar (the Blackheads) olarak kalmış.

Doma Laukums (Dome Meydanı) ile işiniz bittiğinde, katedralin arkasındaki sokağa geçerseniz, House of the Blackheads oradan size turuncu turuncu bakacaktır.

Binanın cephesinde yok yok.  Gidince, oralarda sükseniz olsun diye sizinle birkaç bilgi paylaşayım.

Bina üzerinde göreceğiniz heykeller arasında deniz tanrısı, ittifak tanrısı,  uyum, bolluk bereket, barış tanrıçası ve yolcuların ve tüccarların tanrısı yer alıyor. Bina üzerindeki aslan figürleri ise cesaret, bilgelik ve adaleti simgeliyor. Yine bina üzerinde Hz. Meryem ile Aziz Maurice’in tasvirleri yer alıyor.

CAT HOUSE – RİGA’NIN KEDİLİ EVİ

Riga Gezi Rehberi :  Cat House - Kedili Ev, Riga
Riga Gezi Rehberi : Cat House

Cat House (Kedili Ev), çatısının iki köşesindeki kızgın kedi heykelciklerinden adını alan bir ev. Vakti zamanında Letonyalı bir tüccarın, Alman Esnaflar Birliği’ne alınmaması nedeniyle kafası atınca, bu binayı diktiriyor. Tepesine kondurduğu kedilerin totosunu da esnaf birliğine bakacak şekilde konumlandırıyor. Letonyalı tüccar bu yüzden mahkemelik oluyor. Mahkeme sonunda, Alman Esnaflar Birliği’ne girmesi karşılığında, kedilerin yönünü değiştiriyor.

Cat House (Kedili Ev), Riga’nın ikinci önemli meydanı Livu Laukums (Livu Meydanı) yakınlarında kalıyor. Yani Cat House’a gelmişken Livu Meydanı’nı da görürsünüz. Burada geçireceğiniz süre iki dakika falan olacaktır zaten.

ST. PETER’S CHURCH – ST. PETER KİLİSESİ

Riga Gezi Rehberi : St. Peter's Church  -St. Peter Kilisesi, Riga
Riga Gezi Rehberi : St. Peter Kilisesi’nden manzara

Riga’yı şöyle bir tepeden göreyim derseniz gidilecek adreslerin başında St. Peter’s Church (St. Peter Kilisesi) yer alıyor. Kilisenin en tepesine çıkmak 9 Euro. Riga’ya tepeden bakan fotoğrafların çoğu burada çekiliyor. Yukarısı hayli rüzgarlı. Sıkı giyinip çıkmakta fayda var. Ama 9 Euro çok derseniz sizi Latvian Academy of Sciences’a a alalım.

BREMEN MIZIKACILARI HEYKELİ – BREMEN TOWN MUSICIANS

Bremen Mızıkacıları Heykeli - Bremen Town Musicians
Riga Gezi Rehberi : Bremen Mızıkacıları

St. Peter Kilisesi’nin hemen yanı başındaki bu heykel, beni çocukluk yıllarıma götürdü. Çocukken en sevdiğim masallardan olan Bremen Mızıkacıları’nın kitabı bile hâlâ aklımda. Bu heykellerin burnuna sırasıyla dokunup dilek dilerseniz dileğiniz gerçekleşiyormuş. O yüzden turistlerin hepsi heykellerin burnuna dokunmaya çalışıyordu. Dikkatli bakarsanız burunlar pırıl pırıl olmuş:)

SWEDISH GATE –İSVEÇ KAPISI

Riga Gezi Rehberi : Swedish Gate - İsveç Kapısı, Riga
Riga Gezi Rehberi : Swedish Gate – İsveç Kapısı

18. yüzyıla kadar Riga önemli bir ticaret merkezi olmayı sürdürüyor. Öyle ki surlarla kaplı bu minik Orta Çağ şehri artık kabına sığamaz olunca, yavaş yavaş şehrin surları yıkılmaya başlıyor. Şehrin Orta Çağ’dan kalma eski surlarını görmek için istikametiniz Swedish Gate – İsveç Kapısı.

Bu kapının etrafındaki sokaklar tam fotoğraflık. Buraya gelmişken Balsambars restoranında ufak bir yemek molası verebilir, Riga’nın ünlü likörü Black Balsam’ı tadabilirsiniz. Burası hoş bir restoran ama garsonları bizimkiler gibi sıcakkanlı ve güleryüzlü değil. Yine de atmosferini çok beğendiğim lokasyonlardan biri oldu.

LATVIAN ACADEMY OF SCIENCES – LETONYA BİLİM AKADEMİSİ

Riga Gezi Rehberi : Latvian Academy of Sciences -  Letonya Bilim Akademisi, Riga
Riga Gezi Rehberi : Letonya Bilim Akademisi

Riga’ya şöyle tepeden alabildiğine bakmak için gidilebilecek bir diğer yer Latvian Academy of Sciences (Letonya Bilim Akademisi). Binanın tepesine çıkmak 5 Euro. St. Peter Kilisesi’nden çok daha ucuz ve St. Peter Kilisesi’ni de içine alan çok daha geniş bir manzara sunuyor.

RIGA’S NATIVITY OF CHRIST CATHEDRAL

Riga Gezi Rehberi : Riga's Nativity of Christ
Riga Gezi Rehberi : Riga’s Nativity of Christ

Latvian Academy of Sciences’a giderken yol üzerinde karşıma çıkmıştı. Yoksa özellikle gidip görmek gibi bir niyetim yoktu, ama görünce beni etkilemeyi başardığı için listeye ekledim. Beyaz güzel bir mimariye sahip bu kilise,  Riga’nın en büyük Ortodoks Kilisesi imiş ve Sovyetler zamanında bir süre gökevi ve restoran olarak hizmet vermiş.

ART NOUVEAU SOKAKLARI

Riga Gezi Rehberi: Art Nouveau Sokakları, Riga
Riga Gezi Rehberi: Art Nouveau sokakları

Riga, 20. Yüzyılın başlarında Art Nouveau akımının etkisine girmiş. 800 adet Art Nouveau binasıyla Riga, adeta bir Art Nouveau cenneti demek yalan olmaz. Art Nouveau binaları görmek için gidilebilecek adresler arasında Albert(a) iela (Sokağı), Elisabetes iela (Sokağı) ve Antonijas iela (Sokağı) yer alıyor.

Bunun dışında görebileceğiniz yerler arasında şunlar yer alıyor:

  • Art Nouveau Müzesi
  • Letonya Savaş Müzesi
  • KGB Müzesi
  • Miera Sokağı
  • Akmens Tilts Köprüsü
  • Kalnciema Kvartals Pazarı (Noel zamanı giderseniz)
  • Riga Central Market
  • Özgürlük Heykeli
  • Basteljkalna Parkı
  • Daugava Nehri
  • Letonya Ulusal Kütüphanesi

RİGA GEZİ REHBERİ: YEME İÇME

Riga’da sabah kahvaltılarını ben otelde yaptım ama Central Market’e uğrayıp oradaki yiyecek standlarında karnınızı doyurabilirsiniz.

Noel zamanı gittiğim için öğle yemeklerini genelde Noel pazarlarındaki standlarda satılan içeçek ve yiyeceklerle geçirdim. Sıcak şarap, Baileys’li sıcak çikolata ya da kahve, zencefilli kurabiyeler, krepler ile geçen bir 2 gün oldu diyebilirim. Noel pazarlarında etoburların midelerinin bayram edeceği de garanti.

Bir akşamı mutlaka Folkklubs Ala Pagrabs’a ayırın. Yerellerin de çok rağbet ettiği bir bar-restoranda hem yerel lezzetleri tadabilir hem de yerel parçaları doğaçlama çalan müzik grubu ile çılgınca eğlenebilirsiniz. Önceden rezervasyon yaparak giderseniz iyi olabilir. Özellikle hafta sonları epey dolu oluyor.

Balsambars ya da Black Magic’te Black Balsam içebilirsiniz. Black Magic fazla abartılmış bir yer bence ama marzipan-erik-black balsam’lı çikolataları ve black balsam’ın “hot black currant” versiyonu denemeye değer. Ceviz büyüklüğünde bir çikolataya yaklaşık 3 Euro vereceğinizi bilip gidin. Balsambars da çok şık bir atmosfere sahip bir restoran-bar. Burada da black balsam’ın kadehi 5.50 Euro.

Riga Gezi Rehberi: Apsara Zen, Riga
Riga Gezi Rehberi: Apsara Zen

Apsara Tea House ise küçük keyifli bir kafe. Çalışanlarına bayılmamış olsam da sırf ortamı görüp kısa bir mola vermek için gidilebilir. Benim gibi bir vejetaryenseniz Fat Pumpkin‘e uğrayabilirsiniz. Yemekleri lezzetli ama ben hak ettiğinden biraz fazla pahalı buldum burayı.

RİGA GEZİ REHBERİ: HAVAALANINDAN MERKEZE ULAŞIM

Riga’da havaalanından merkeze kalan dolmuşlar ve otobüsler var. Havaalanın içerisinde Tourism Information Bureau’dan minibüs için bilet alırsanız 1.15 Euro. Ama bileti direkt şoförden de alabiliyorsunuz. Sadece bilet ücreti 2 Euro civarı oluyor. Sizi şehre götürecek minibüsün numarası 222 ve P1 Parking’ten kalkıyor. Otobüsün numarası ise 22.

Taksi ile gitmek isterseniz, ortalama fiyat 15-17 Euro arası. Trafiğe bağlı olarak değişiyor. Riga ufak bir şehir olmasına rağmen, trafiği var. Yalnız Riga taksicileri de turist kandırmada bizimkiler ile yarışıyor diye duydum. O yüzden daha 20 Euro‘dan fazla para vermeyin. Beyaz taksilerden uzak durun. Red Cab (beyaz kırmızı olan taksiler) ya da Air Baltic (yeşil renk) taksileri tercih edin. Beyazlar dolandırıcılıkları ile nam salmış. Ben Red Cab (üzerinde Rigas Taksimetru Parks) yazanları kullandım ve memnun kaldım. Hatta şoförün numarasını isterseniz verebilirim.

İlgilenebileceğiniz diğer yazılarım:

ÜÇ GÜNLÜK PARİS REHBERİ

İYİ BİR GEZİ PLANLAMASI NASIL YAPILIR