Eğlence

AvrupaEğlenceYolcu TavsiyeleriYunanistan

RODOS GECE KULÜPLERİ

IMG_7877

-Colorado

Rodos’taki ilk gecemizde, kendimizi Rodos’un barlar sokağına attık. İtiraf etmek gerekise Rodos’un barlar sokağını hiç sevmedik. Bir sürü ergenin yol ortasına taşarak eğlendiği, saçma sapan bir yer.

Barlar sokağının sonuna kadar gittikten ve ne var ne yok baktıktan sonra, buranın en övülen mekanlarından Colarodo‘yu denemeye karar verdik.

İçeride hem DJ performansı hem canlı performans olması güzeldi. Mekan epey geniş ve biz gittiğimizde de hayli kalabalıktı. Ama mekanın ferah olması sayesinde rahatsız olmadan, dirsek temasına gerek kalmadan kendi çapınızda eğlenebileceğiniz bir yer. Yine de karşı masalardan sizin masanıza tekila gönderilmesini engelleyemeyebiliyorsunuz:) İçkiler yaklaşık 10 Euro civarı.

-Macao

İkinci gecemizde denediğimiz Macao, Eski Şehir içinde epey gözde bir mekan. Bana biraz fazla piyasa ve aşırı kalabalık geldi. Elektronik müzik çalıyor, canlı performans yok.

Macao’ya Rodos’ta kaldığımız süre boyunca iki kez gittik. İlk gün epey eğlendik. Müzikleri ilk gün hiç fena değildi, ama ikinci gidişimiz biraz hayal kırıklığı oldu.Müziklerin çok bayık olmasının yanında, servis de epey kötüydü. İki kez söylediğim içki bütün gece bana getirilemedi.

Burası çılgınca dans edip eğlenebileceğiniz bir mekandan çok, elinize kokteylinizi alıp etrafı keseceğiniz bir mekan. Ama kokteylleri güzel. Gece boyunca farklı farklı deneyebilirsiniz. Kokteyller 9-10 Euro idi. Giriş ücreti yoktu. Önceden rezervasyon şart. Yoksa yer bulamayabilirsiniz.

-Mozaik

Aslında Rodos’a tek gitsem, akşam yemeğinden sonra buraya oturur, açık havada içkimi yudumlar, Rodos akşamının keyfini açık havada çıkarırdım. Mozaik, Macao’nun hemen önünde yer alıyor. Açık havada oturabileceğiniz bir barı ve koltukları var. Macao’ya ikinci gidişimde garson, iki kez siparişimi unutunca tepem atıp dışarı çıktığımda, sinirimi Mozaik‘te attım. Hafiften de güneş çarpması vardı.

Garson kıza “Hastalanıyorum, bana ona göre bir şeyler verir misin” dedim. Hemen bir kadeh konyak doldurdu. Konyağın sıcaklığı genzimi yakarken, karşımdaki dev ağacın gölgesinde oturmuş eğlenen sohbet eden insanları izledim. Rodos’taki en keyifli anlarımdan biriydi diyebilirim. Bence Macao‘ya gidecekseniz, öncesinde biraz burada oturup etrafın tadını çıkarın.

-Soho

Gece belli bir saatten sonra Macao boşalmaya başlayınca bu insanlar nereye gidiyor diye sorduğumuzda bize buranın adını verdiler. Rodoslular önce yabancı elektronik müzikle eğleniyor, ama geceyi Yunanca pop şarkılarıyla eğlenerek tamamlıyor. Yunanca popa doymak için Soho‘ya bakabilirsiniz. Mekan hayli kalabalık ve sabaha kadar açık.

-Club Paradiso

Buraya düğünden sonra after party için gittik. İtalyan bir DJ gelmişti. Elektronik müzik çalıyordu. Farklı DJ’lerin gelip performans yaptığı geniş bir yer. Epey büyük bir mekan. Dönüşte taksi bulmak sıkıntı. Otostop yapmak zorunda kaldık ama keyifliydi.

 

EğlenceYeme-İçmeYolcu Tavsiyeleri

HAZİNE

Kabul edelim Taksim’in eski ruhu kayboldu. Bir zamanların hipster cenneti, gece hayatının baş merkezi artık can çekişiyor. Ama buna rağmen Taksim’i eski ihtişamına kavuşturmaya çalışanlar ya da Taksim’e yeni bir soluk getirmeye çalışanlar da yok değil. Hazine de bunlardan biri.

Hazine’yi ilk duyduğumda, Taksim’de böyle bir yer ihtiyacı vardı dedim. Yaşım artık 18 olmadığından, her hafta sonu rock barlarda sabahlayamıyorum:) Bünye güzel bir ortamda keyifli bir akşam yemeği yiyip, gece ise güzel bir canlı performans eşliğinde düzgün bir ortamda eğlenmek istiyor. Ama Taksim’de bu tarz bir imkan sunan bir yer yok gibiydi. O yüzden Hazine’yi duyduğum ilk günden beri gitmek istiyordum.

GENEL ATMOSFER

Burası Cihangir’de sabah kafe, akşam şık restoran, gece kaliteli bar tadında, ortaya karışık  bir mekan. Eskiden çok sevdiğim Leyla’nın yerine açılmış. Leyla zamanında ortada mekanı kaplayıp daraltan koca bir bar durur insanlar onun etrafında otururdu. Hazine o barı komple ortadan kaldırmış ve mekan ferahlamış, deri değiştirmiş resmen. Dekor muazzam bir dengede. Ne fazla oryantal ne fazla batılı. Tam Türkiye gibi.  Biraz daha oryantal ya da biraz daha modern olsa o denge kaybolabilirdi. Ben dekoruna, dekorun sıcaklığına, atmosfere tek kelimeyle bayıldım.

İçeride her gece bir canlı müzik oluyor, ama canlı müzik benim gibi çalışan beyaz yakalılar için biraz fazla geç bir saatte, gece birde başlıyor. Saatler 12’yi vurduğunda ise az önce şarabınızı yudumlayıp yemeğinizi çatalladığınız masalar kalkıp yerini bar sandalyelerine bırakıyor. Biraz önce içinde bulunduğunuz şık restoran bir anda bir gece kulübüne dönüşüyor. İçerisinin kapasitesi sınırlı olduğundan gece canlı performansa kalacaksanız, hafta içi bile olsa rezervasyon şart. Standlarda rezervasyonun bedeli ise birazcık cep yakıyor. Her bir stand 4 kişilik ve standlarda rezervasyon için 900TL’lik şişelerden açtırmanız gerekiyor.

Biz yemeğe gittiğimiz rezervasyonsuz çat kapı gittik. Aslında planımızda Hazine yoktuk. Yine Cihangir’de başka bir restorana doğru ilerlerken tesadüfen karşımıza çıkınca, hadi dedik ve şansımıza içerisi bomboş olduğundan, Hazine’yi kapatmış gibi olduk.

SERVİS

Hazine’ye girdiğimizde saat yediydi, çıkışımız 12’yi buldu. O yüzden sanırım bu beş saatlik muhabbette Hazine hakkında yeterince deneyim edindim diyebilirim. Öncelikle bir restoranda benim memnuniyetim için en önemli kriter hizmettir, sonra hijyen ve sonra yemeklerin lezzeti gelir. Hizmet konusunda hiç de kolay  memnun olabilen biri olmadığımı baştan belirteyim. Ama Hazine’de tek kelimeyle muhteşem bir servis  aldık. Bizimle ilgilenen garsona özel miydi bilmiyorum, ama servis baştan sona kusursuzdu. Bulabileceğim tek bir kusur yoktu gerçekten. Siparişlerimiz hızlı alındı, hızlı getirildi. Garson her zaman güler yüzlüydü ve bu güler yüzlülükte en ufak bir yapmacıklık ya da sahtelik yoktu. Kendisinden tavsiye istediğimizde gerçek fikrini ve önerilerini sundu ve biz de onun önerilerinden çok memnun kaldık. Ama bütün bu samimi hizmete rağmen dengeyi de çok iyi korudu. Asla gereksiz bir samimiyet içine girmedi, sohbetimizi gereksiz sorularla bölmedi, sürekli bizi rahatsız etmedi. Tam olması gibiydi.

YEMEKLER

Yemekler konusuna gelirsek. Hazine dünya mutfağından seçmeler sunuyor. Burada herkesin kendi zevkine göre bulabileceği bir şeyler var. Biz tercihimizi Japon mutfağından yana kullandık ve ortaya Edameme, kendimize de iki farklı sushi söyledik. Sushilerimizi bir şişe Doluca şarapla taçlandırdık. Üstüne de kestaneli sufle ve çilekli milföy patlattık.

BÜTÇE

Bütün bu hesap bize toplamda 350 TL’ye geldi. Hazine gibi kendini üst segmentte konumlandıran bir yer için bence normal bir hesap geldi. Arkadaşlarla buluşmalar ve özel günlerde kesinlikle tercih edilebilecek bir mekan gibi duruyor ama bir de gece birden sonra mekan dolu iken gidip görmek gerek.

PUANIM

Ben internette çok kötü yorumlar okumama rağmen gecenin sonunda gayet mutlu ayrıldım ve Hazine’yi bütçeniz el veriyorsa kesinlikle tavsiye ederim. Buraya 10 üzerinden 9 veririm. O bir puanı, canlı müziği çok geç başlattıkları, ve şişe açma zorunluluğu için kırıyorum:)

Olur da benim tavsiyem üzerine giderseniz, sizin deneyimlerinizi de duymak isterim,

Şimdiden afiyet olsun!