-Tamam  

Rodos’ta ilk günümüzde methini çok duyduğumuz Tamam restorana gitmek istiyoruz. Rezervasyon kabul etmedikleri için mecbur gidip sıra beklememiz gerekiyor. Lakin kalabalık bir grup olduğumuz için yer bulamıyoruz. 2 saat beklemeyi ve ayrı ayrı yemek yemeyi göze alamadığınızdan Tamam‘da yemek yemek bana nasip olmuyor.

Daha sonra içimizden bir grup Tamam‘a gidip yemek yemeyi başarıyor. Onların anlattığına göre burası bir aile işletmesi. Bir ailenin evine konuk olmuşsunuz, onların mutfağında yemek yiyormuşsunuz gibi bir hava hakim. Yemeklerin sunumu özellikle dikkat çekiyormuş. Size tavsiyem giderseniz ya öğlen gidin ya da akşam sıra beklemeyi göze alıp gidin.

-Nikos  

Tamam‘da yer  bulamayınca az ilerisindeki Nikos restoranı deneyelim diyoruz. Beş günlük gezimizin en kötü restoranıydı diyebilirim. Servisi çok yavaştı ve yemekleri lezzetli değildi. Garsonun gecenin sonunda kahve getirmesi için bir saat bekledik ve içtiğimiz kahve bulaşık suyundan da halliceydi. Bence gidilebilecek daha iyi restoranlar bulunur. Kesinlikle uzak durun derim.

-Koykos

koykos

Özellikle atmosferini çok beğendim. Servisi iyiydi. Garsonu fazla ilgiliydi bile denilebilir. Gecenin sonunda size tekilaya benzer bir içki ikram ediliyor. Kuzu güveci meşhur. Meze tabağının sunumu güzel ama porsiyon olarak az geliyor.

-Mavrikos

Lindos’a geçerseniz, Mavrikos, Lindos meydanında yer alıyor. Ortamı ve atmosferi çok güzeldi. Epey ciddi ama işini düzgün yapan bir garsonu var. Yemeklerin sunumu özellikle göz alıcıydı. Yunanistan’da yediğim en lezzetli yemeği burada yedim, gerçi makarna yedim ama tercihimden çok memnunum. Arkadaşların ısmarladığı balıklar da vejetaryen olmama rağmen benim bile ağzımı sulandıracak kadar güzel görünüyordu. Sunum o kadar güzeldi. Kesinlikle tavsiye ederim.

-Romeo Garden

Romeo Garden, Eski Şehir’in içinde kalıyor. Kocaman devasa bir ağacın gölgesinde dizilmiş ahşap masalarda oturduğunuz, biri Yunan diğeri Türk iki tonton amcanın gece boyu aynı şarkıların hem Türkçe hem Yunanca versiyonlarını söylediği bir taverna burası. Amcalardan Türk olanda ses kalmamış, ama ikisi  de pek şekerdi. İki kültürün ne çok ortak noktası olduğunu bu tavernada bir kez daha anlıyorsunuz. Ortak kültürümüz bu tavernada vücut buluyor.

-Kourdisto Portokali

Sabahları bir numaralı kahvaltı mekanımız oldu. Çünkü otelin iki adım ötesindeydi. Hemen hemen her sabah buraya uğrayıp önce güzel bir sandviç söyleyip ardından vaflaki adlı minik parçalara ayrılmış waffle’ları gömdük.

-Ice Art

Kourdisto’nun biraz ilerisinde bir krep evi burası. Burada da da güzel krepler yiyebilirsiniz. Kourdisto’da siz oturuyorsunuz, siparişinizi garson alıyor, Ice Art’ta sizin önce siparişi verip ödemeyi yapmanız gerekiyor. Sonra siparişiniz masanıza geliyor.

Onuncu Köy Yolcusu
Leave a Comment