GenelTayland

Tayland’ın duru yüzü: Krabi

krabi
Bir hikayesi olmalı bütün gezilerin. Bir yaşanmışlık tattırmalı. İster tuzlu denizlerde ister sıcak çöllerde olsun bütün geziler, dönüşte ruhta bir iz bırakmalı. Gözümü kapadığımda benim ruhumda en güzel iz bırakan ülkedir Tayland. Hiç hesapta yokken bir anda karşıma çıkıveren sonrasında benim aklımdan yüreğimden bir türlü çıkmayan bir ülke Tayland. 
 
Tayland bir rüya…. Masmavi bir rüya. Mavinin her tonunu içinize, derinlerinize çekebileceğiniz bir rüya. Kanınızın turkuaz akabileceği, teninizin turkuaz kokacağı bir rüya. 
 
Tayland’da alternatif bol. Bangkok’ta asırlık tapınaklar arasında gezmek de mümkün, Koh Phangan’da Dolunay Partisi’nde sabahları etmek de, ya da Pattaya sahillerinde umarsızca eğlenmek veya Phuket kumsallarında sereserpe uzanmak da. Gönül ne isterse, Tayland o gönüle uygun bir seçenek sunar insana. 
 
Tayland’da alternatif bir rota: Krabi


Ama Tayland bugüne değin, biz aziz Türk milleti için daha çok bayi toplantısı ya da balayı adresi olageldiğinden, Tayland denilince ilk aklımıza gelen rotalar da haliyle Bangkok, Pattaya ve Phuket’tir genellikle. Sırtçantalı ve eğlenmeye düşkün, kanı delinin en deli hızında akan bir gençseniz, bu listeye bir de parti adası olarak nam salmış Koh Phangan eklenir. Dolayısıyla  Krabi denilen bu şirin bölgeyi henüz duymamış, duyduysanız da, es geçmiş, ve dümeni başka rotalara kırmış olabilirsiniz.
 
Her milliyetten genci yaşlısı sabahlara kadar eğlenen tayfaya dahil olmayacaksanız, canınız çok da tarih, eski medeniyet dokusu çekmiyorsa, tropik kumsallarda sere serpe uzanmak, lakin akşamları da tabir yerindeyse “kopmak” yerine, kafa dinlemek istiyorsanız, istikamet sizin için yukarıdaki seçenekler değil, güzel dostum. Siz dümeni Krabi’ye kırmalısınız.

 
Krabi’nin merkezinde yer alan Ao Nang, upuzun ve 
Phuket’e kıyasla çok daha sakin sahiller sunuyor

 


 

 
Krabi, Tayland’da yükselen bir destinasyon.  Krabi gececillerin değil, gündüzcülerin mekanı. Tayland’ın masum yüzü Krabi… Saf, temiz, duru, samimi… Ama bu size daha az eğlence, daha az seçenek sunduğu anlamına gelmiyor.  Öncelikle Krabi birbirinden güzel  kumsallara evsahipliği yapıyor. Ben ise soluğu Krabi’nin en ünlü sahili Railay Beach’te alıyorum. 
 

Railay

Yemyeşil bir dağa sırtını yaslamış zümrüt yeşili bir koy diye düşünebilirsiniz Railey’i. Railay bende unutulmaz sahiller arasına girmeyi başarıyor.  Ama bunun nedeni karşımdaki zümrüt denizden çok, o zümrüt denize bir anda el etek çektiren med-cezir. Hayatımın ilk med-cezirine  Railay’de tanık oluyorum. Sular çekilince sandallar birer öksüz çocuk gibi boynu büyük ortada kalıveriyor. Deniz ileride uçsuz bucaksız bir çölün ortasında görülen turkuaz-yeşil bir serap gibi uzanıyor.  

 

Railay Sahili


Railay, Tayland’ın nispeten gelişmiş bir sahili. Çünkü sıcaktan bunaldığınızda kendinizi atıp, bir şeyler yiyebileceğiniz düzgün bir kafesi var ileride.  Tayland’daki pek çok plaj hâlâ bakirliğini koruyor, ve bu nedenle her an soğuk bir içecek, temiz bir tuvalete ulaşmanız pek mümkün değil. Bunlar sizin öncelikleriniz arasındaysa Krabi’de Railay Beach’i deneyebilir ve kendinizi doğanın bakirliğine yavaş yavaş alıştırmayı seçebilirsiniz.
 
 
Railay Beach’teki kafe sıcaktan bunalınca 
serin bir kaçış noktası

 

Lakin siz de benim gibi buralara kadar geldim,  tropik adaya düşmüş gibi hissetmeden dönmem diyen maceracı bir ruhsanız, o halde kendinizi en yakın acenteye atıp bir ada turu satın almalısınız. Zira Krabi’nin tadı başka türlü çıkmaz bence.   

 

Tayland’a gitmesi pahalı, ama kalması son derece ucuz olduğundan, her güne ayrı bir ada turu planlamanız mümkün. Türk parasının değerli olduğu ve kendinizi zengin hissedeceğiniz nadir ülkelerden birindesiniz, unutmayın. O yüzden ada turunda cimrilik yapmayın, ve kendinize şöyle en turkuazından en mavisinden bir ada turu ısmarlayın derim.

 

Ben işinizi kolaylaştırıp size yapmadan kesinlikle dönmemeniz gereken bir ada turu önerisinde bulunayım. Dört Ada Turu diye geçen bu turda Tayland’ın en bakir sahilleri ile tanışacak, en temiz sularında yüzecek, ve Tayland’a kör kütük âşık döneceksiniz. Ama Dört Ada turunu bir sonraki yazıda anlatayım. 

 

Kısa kısa bilgi notları vermek gerekirse…


Nerede kalınır?

 
Krabi’de çok ucuz ve uygun oteller bulmak mümkün. Gün boyu sahillerde olacağınızdan, yurtdışına gidince lüks bir otelde kalmayı anlamsız buluyorum genelde. Ama buna rağmen ortalamanın üzerinde bir otelde (Best Western Hotel) gayet iyi bir fiyata kaldığımızı söyleyebilirim. 

 

Best Western Hotel

 

 

 Best Western otelin havuzu da var ama ancak fotoğraf çekimlerinde benim yaptığım gibi arka fon olarak kullanılıyor sanırım:)

Nerede eğlenilir?

Burada gece hayatı, minicik bir meydanda yan yana sıralanmış birkaç minik bardan ibaret. Gidilebilecek mekanlar arasında Amy’s Bar, Smile Bar, Little Longhorn Saloon listenin başını çekiyor. Ben canlı müzik insanı olduğum için, Little Longhorn Saloon’u tek geçiyorum. Önündeki çılgın at heykelinin bu kararımda bir etkisi var mı bilemiyorum. 

Amy’s Bar’da oturup birkaç kokteyl içip 

sonra Longhorn Saloon’a geçip eğlenebilirsiniz:)

 

 Longhorn Saloon’da ben gittiğimde 
rock ve pop çalan bir grup vardı ve gayet eğlencelilerdi.

Ne içilir?
Adalarda taze meyveler ile hazırlanan tropik meyve sularını içmeden geleni dövüyorlar



Ne yenir?

Tayland deniz mahsülü ülkesi. Arkadaşım hemen her yemekte karidesin dibine vurdu. Ben halis mulis bir vejateryen olarak, size tabi etli yemekler konusunda tavsiyeler sunamıyorum. Ama İspanyolların paellası varsa, Tayland’ın da bir ananaslı pilavı var ki, Türkiye’ye döndüğümden beri tarifini bulup yapma hayalleri içindeyim. Ben en güzelini Krabi’de yedim. Ama Krabi’ye gidin ya da gitmeyin benim için de bir Ananaslı pilav kaşıklayın.

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere…

 

 
Onuncu Köy Yolcusu

2 Comments

Leave a Comment